Aydın BENLİ


6284 Sayılı Kanun: Koruma mı, Yeni Bir Zulüm Biçimi mi?

...


6284 Sayılı Kanun: Koruma mı, Yeni Bir Zulüm Biçimi mi?

“Hz. Yusuf kuyudan çıktı, Mısır’a sultan oldu” deriz. Doğru. 

Ama o cümlenin arasında yutkunarak geçilen bir hakikat vardır: Hz. Yusuf (a.s.), suçsuz olduğu hâlde yıllarca zindanda tutuldu. Gömleği arkadan yırtılmıştı; hakikatin delili ortadaydı. Buna rağmen dönemin yasaları ve saray entrikaları, adaleti değil “kadının beyanını” esas aldı. Neticede Yusuf, yalnızca iffetiyle değil, hukukun körlüğüyle de sınandı.
Bugün 6284 sayılı Kanun etrafında dönen tartışmalar işte tam bu noktaya temas ediyor. Kadını korumak iddiasıyla çıkarılan bir düzenlemenin masumiyet karinesini zedelediği, aileyi korumak adına aileyi parçaladığı, adalet üretmek yerine yeni mağduriyetler doğurduğu yönünde ciddi itirazlar var. Bu itirazlar, şiddeti meşrulaştırma çabası değil; hukukun terazisinin şaştığına dair bir feryattır.
Kur’an, Hz. Yusuf kıssasında bize şunu öğretir: İffet, sabır ve adalet bir bütündür. Yüce Allah, Yusuf’un beşerî bir arzu hissettiğini ama ihlâsıyla korunmuş olduğunu bildirir. Buna rağmen dedikodu kazanı kaynayınca, Züleyha’nın talebiyle zindan kapıları kapanır. Hakikat bilinir; ama siyaset, dedikodu ve güç dengeleri ağır basar. Zamanından çalınmış bir hayat… Biz hep Hz. Yusuf’un iffet tarafını anladık, oradan baktık. Oysa asıl bakılması gereken yer şudur: Kadının beyanı esas alınmış, gömleğin arkadan yırtılmış olması gibi açık bir delil bulunmasına rağmen Hz. Yusuf zindana atılmış ve 12 yıl, bir beyan yüzünden ömründen ömür gitmiştir.
Bugün de “günümüz Yusufları” var. İddia var, yargı yok; beyan var, delil yok; tedbir var, denetim yok. Uzayan yargılamalar, sorgusuz sualsiz evden uzaklaştırmalar, süresiz nafaka uygulamaları… Bunlar şiddeti önlemek yerine yeni bir sosyal yarılma üretiyor. Aile yıkıldıkça toplum yoruluyor; toplum yoruldukça devletin omurgası zayıflıyor. Aile, medeniyetin çekirdeğidir; çekirdek çürürse gövde ayakta kalmaz.
Mesele “kadın mı erkek mi” meselesi değildir. Mesele adalettir. Kötü niyetin suiistimal alanı bulduğu her hukuk düzeni masumları ezer. İstatistikler, uzun yargılama sürelerinin, hukuki belirsizliklerin ve denetimsiz tedbirlerin şiddeti azaltmak yerine artırabildiğini söylüyor. Çünkü adalet geciktiğinde öfke birikir, hukuk zayıfladığında toplumsal güven çöker.
Bir iftira ihtimali bile hukukun titremesine yetmelidir. Elinde zikirmatikle yürüyen bir ihtiyarın, tek bir iddiayla linç kültürüne teslim edilmesi toplumun vicdanını yaralar. Yusuf’un gömleği arkadan yırtıktı; bugün ise gömlek bile sorulmadan kararlar verilebiliyor.
Kadını koruyalım, evet. Ama adaleti yaralayarak değil. Şiddeti önleyelim, evet. Ama masumiyet karinesini feda ederek değil. Hukuk, kötü niyeti ödüllendiren bir mekanizma hâline gelirse yarın kimse güvende olmaz.


Hz. Yusuf’un kıssası bize şunu öğretir: Adalet, güçlünün değil hakikatin yanında durduğunda sultan olur. Aksi hâlde zindanlar dolar, vicdanlar boşalır. Bugün yapılması gereken, 6284’ü ideolojik sloganların değil, adaletin terazisinde yeniden tartmaktır. Çünkü adalet yoksa koruma da yoktur.
Baba figürü, 6284 sayılı Kanun’la yok edildi; babalar, erkekler, eşler şiddetçi, tacizci gibi olgularla toplum nazarında değersizleştirildi. Çocuklar ile babaların bağı kesildi; baba, nafaka ödeyen bir gelir kapısı olarak görüldü. Hâlbuki Yusuf kıssası bize bunları bildirmişti. Kendine Yusuf diyenler, saraya sultan olanlar değil; kadının yalan beyanıyla zindana atılan, evlatlarından koparılanlardır.
“Kötülüğe ortak olmak, o kötülüğü bizzat işlemek kadar günahtır” sözü, sadece bireysel günahları değil; sistemi kuranları, sürdürenleri ve susarak meşrulaştıranları da kapsar. Zulüm yalnızca eliyle vuranın eseri değildir; kalemiyle yazanın, o kaleme imza atanların ve haksızlığı görüp sessiz kalanların da payı vardır.
6284 sayılı Kanun, niyet olarak “koruma” iddiası taşısa da uygulamada birçok masum insanı mağdur etmiş, aileleri dağıtmış, iftirayı delil yerine koymuş, adaletin terazisini bozmuştur. İşte tam bu noktada mesele sadece hukuki değil; ahlaki ve vicdanidir.
Bu yanlıştan dönülmesi dileğimle, Allah’a ısmarladık. Hoşça kalın.
Aydın Benli

YENİ DOLANDIRICILIK SİSTEMİ!

VARİL PATLADI..1 ÖLÜ

BIÇAKLI KAVGADA ÖLÜ SAYISI 2'YE YÜKSELDİ.

FETÖ YENİDEN YAPILANIYOR

ARALAMAYA GİTTİ CANINDAN OLDU.

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 19 14 1 4 29 46
2.FENERBAHÇE A.Ş. 18 12 0 6 26 42
3.TRABZONSPOR A.Ş. 19 12 2 5 15 41
4.GÖZTEPE A.Ş. 18 10 3 5 14 35
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 18 9 4 5 9 32
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 19 8 6 5 13 29
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 19 6 4 9 2 27
8.KOCAELİSPOR 19 6 7 6 -3 24
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 18 6 6 6 -6 24
10.CORENDON ALANYASPOR 18 4 5 9 0 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 18 5 9 4 -3 19
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 18 4 8 6 -6 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 18 4 8 6 -8 18
14.KASIMPAŞA A.Ş. 19 3 9 7 -11 16
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 18 4 10 4 -15 16
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 19 2 8 9 -21 15
17.İKAS EYÜPSPOR 18 3 10 5 -14 14
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 19 2 14 3 -21 9

YAZARLAR