BİR BİLEYDİM
Özledim Efendim, o gül yüzünü,
Hasret firak oldu, yaktı özümü.
Aşkın benden aldı, kendi sözümü,
Derdimin dermanı, nedir bileydim.
Kapılar açılsa, düşsem yollara,
Kervanlar bulup katılsam onlara.
Anlatsam derdimi, esen rüzgâra,
Kalpten kalbe giden, yolu bileydim.
Mesafe çok uzak, olsa da bize,
Rabbim getirsin yâr, dizin dibine.
Medine’de yatan, nurlu Nebi’ye,
Vuslatım ne zaman, bir gün bileydim.
Varınca o kutlu, nurlu beldeye,
Yüzümü sürsem ah, o pencereye.
Aradan kalksa da, şu sırlı perde,
Ardında ne sırlar, saklı bileydim.
Göründü uzaktan, Kubbetü’l-Hadra,
Koptu yüreğimden, aşk ile sayha.
Aldırmam gözümden, süzülen yaşa,
Kapında kabulüm, var mı bileydim.
Bâb'üs-Selâm denen, o büyük kapı,
Yıkıldı gönlümdeki, virane yapı.
İstemem dünyada, malı mülkü
Vuslatın hazzına, erdimmi bileydim.
Selam için varıp, dursam huzura,
Utandım bakmaya, o pak nuruna.
Çarem yok sığındım, rahmet kapına,
Necâtım verildimi bir bileydim.
Boynumu büktüm de, sessiz ağladım,
Yaramı o derin, aşkla dağladım.
Kanayan bağrıma, merhem bağladım,
Sevdam aşkı sadıkmı bir bileydim.
Huzurda edebi, başına tâç eyle,
Konuşmaz orada dil, susar edeple.
Vasıl-ı Hakk’a sen, gir muhabbetle,
Şu garip derdime, çarem bir bileydim.
TOKÂDİ sabreyle, bu yollar bitmez,
O Sultan kimseyi, geri çevirmez.
Kapıya gelene, "Tanımam" demez,
Şefaat kıldı mı, n’olur bir bileydim.
Muhammed Osman saka
Deliosmanoğlu
17/02/2026

