İlişkilerde Tüketim Kültürü: Evliliği Kim Zorlaştırıyor?
Cinsiyetayrımı yapmadan söylüyorum: “Evlenecek kadın yok” ya da “Evlenecek erkek yok” diyenler, aslında evlenmek için değil; eğlenmek için hayatlarına aldıkları insanlar yüzünden, sonunda evlenecek eş bulamamaktan şikâyet eder hâle geliyor.
Neden mi? Çünkü vakit geçirmek uğruna insanları maddi ve manevi olarak yıprattığınızda, geride “düzgün” ve “temiz” diye nitelendirilebilecek insanlar bırakmıyorsunuz. Bugün başkalarının hayatında iz bırakanlar, yarın kendi hayatlarında eksik kalanların nedenini çoğu zaman göremiyor.
Kendilerine gelince; eşlerinin ve ailelerinin namuslu, sadık ve güvenilir olmasını bekleyenler, başkalarına verdikleri zararları ise kolayca görmezden geliyor. Oysa bu büyük bir çelişkidir. Bir yandan “iyi bir eş” ararken, diğer yandan başkalarının hayatını değersizleştiren bir yaklaşım, sağlıklı bir evliliğin temellerini daha en baştan zedeler.
Özellikle bekâr genç kadınları ya da erkekleri duygusal boşluklar uğruna kullananlar şunu unutmamalıdır: Her kırılan kalp, her yıpratılan insan, toplumun genel ahlak ve güven duygusundan bir parça koparır. Bu da zamanla herkesin şikâyet ettiği o güvensiz ve samimiyetsiz ilişki ortamını oluşturur.
Eğer gerçekten temiz bir insan, sağlam bir yuva ve sağlıklı bir toplum istiyorsak, işe başkalarını eleştirmekle değil; kendimizi sorgulamakla başlamalıyız. Çünkü toplum, bireyin aynasıdır. Aynaya bakmadan dışarıyı düzeltmek mümkün değildir.
Ayşegül Sarıçam Bayrak
Dernek Başkanı



