MİSAFİR KALEM


"Kazan–Kazan” mı Dediniz?

Gürkan KARAÇAM


"Kazan–Kazan” mı Dediniz?
Küresel Güçler Dünyayı Yönetmeden Önce Kavramları mı Yönetir?
Uluslararası ilişkiler üzerine konuşurken çoğu insan haritalara bakar. Orduların büyüklüğüne, ekonomilerin hacmine, enerji hatlarına…
Ama ben uzun zamandır başka bir şeye dikkat ediyorum. Dünyayı yöneten güçler çoğu zaman önce toprakları değil, kavramları ele geçiriyor. Bir kelime üretiyorlar. Sonra onunla bir slogan dolaşıma sokuyorlar ve bu kavramı tekrar tekrar kullanıyorlar. Sonunda insanlar o kavramın içinde düşünmeye başlıyor ve kimse farkına bile varmadan tartışmaların sınırlarını o kavram belirliyor.
İşte tam da bu yüzden uluslararası siyasette bazen en önemli soru şudur: Gerçekten güç mü konuşuyor, yoksa iyi tasarlanmış kelimeler mi?
“Kazan–Kazan” Gerçekten Herkesin Kazandığı Bir Model mi?
Oyunun Kurallarını Yazanın Kazanamama İhtimali Var mı?
Son yıllarda Çin diplomasisinin en çok kullandığı kavramlardan biri: “kazan–kazan işbirliği.”
İlk duyduğunuzda kulağa son derece adil geliyor. Kim kazanmak istemez ki? Ama ben bu kavramı her duyduğumda kendime şu soruyu soruyorum: Oyunun kurallarını bir taraf yazıyorsa, diğer taraf nasıl kazanacak?
Bir ülke kredi veriyor. Projeyi kendi şirketleri yapıyor. Teknoloji kendi şirketlerine ait oluyor. İş gücü çoğu zaman yine kendi vatandaşlarından oluşuyor. Borç ödenemediğinde ise limanlar, altyapılar veya doğal kaynaklar uzun vadeli anlaşmalarla devrediliyor.
Bu tabloya bakınca şu soru kaçınılmaz oluyor: Bu gerçekten bir “kazan–kazan” mı, yoksa iyi paketlenmiş bir güç stratejisi mi?
Benim kanaatim net: Bir kavram ne kadar cazip görünüyorsa, içeriği o kadar dikkatle incelenmelidir.


“Kuşak ve Yol” Sadece Bir Ticaret Projesi mi?
Yoksa Haritaların Üzerine Çizilen Yeni Bir Nüfuz Ağı mı?
Çin’in dünyaya sunduğu başka bir büyük anlatı var: Kuşak ve Yol.
Anlatı son derece etkileyici: Yeni limanlar, yeni demiryolları, yeni ticaret yolları… Ama jeopolitiğe biraz daha yakından bakınca başka bir gerçek ortaya çıkıyor.
Limanlar yalnızca ticaret için kurulmaz. Demiryolları yalnızca yük taşımak için yapılmaz. Altyapı yalnızca ekonomik yatırım değildir. Bunlar aynı zamanda etki alanı üretir.
Çünkü bir liman, sadece gemilerin yanaştığı bir yer değildir. Çoğu zaman bir devletin jeopolitik ayak izidir.
Bu yüzden ben şu soruyu sormadan edemiyorum: Bu proje gerçekten küresel kalkınma mı, yoksa küresel nüfuz mimarisi mi?
“İç İşlerine Karışmama” Gerçekten Tarafsızlık mı?
Yoksa En Rahat Etki Kurma Yöntemi mi?
Çin diplomasisinin bir başka güçlü kavramı: “iç işlerine karışmama.”
İlk bakışta saygılı bir yaklaşım gibi görünüyor. Ama uluslararası ilişkilerde bazen en güçlü strateji müdahale etmek değildir; bazen müdahale etmiyormuş gibi görünmektir.
Demokrasi şartı yok. İnsan hakları şartı yok. Yönetim biçimi sorgulanmıyor.
Bu model birçok yönetim için son derece cazip bir ortaklık yaratıyor. Ama aynı zamanda şu sonucu da doğuruyor: Hızlı nüfuz.
Çünkü bazen en etkili strateji baskı kurmak değil, rahatlık sunmaktır.
Peki Bu Kavramsal Oyunlara Karşı Ne Yapılmalı?
Başkalarının Kavramlarıyla Düşünen Bir Dünya Gerçekten Özgür Olabilir mi?
Benim kanaatim şu: Bir toplum kendi kavramlarını üretmeden gerçek anlamda bağımsız olamaz.
Çünkü kavramlar sadece kelime değildir. Kavramlar düşünmenin sınırlarını belirler. Eğer siz dünyayı başkalarının kavramlarıyla anlamaya çalışıyorsanız, aslında onların zihinsel haritasında yürüyorsunuz demektir.
Bu yüzden ben her tartışmada şu refleksi öneriyorum:
Her sloganı sorgulayın.
Her kavramın arkasındaki stratejiyi inceleyin.
Her anlatının kime hizmet ettiğini düşünün.
Çünkü bazen bir kavram yalnızca bir kelime değildir. Bir güç mimarisidir.
Modern Güç Mücadelesinin En Sessiz Cephesi Neresi?
Bugünün dünyasında savaşlar sadece tanklarla verilmiyor.
Ekonomi önemli. Askerî güç önemli. Enerji hatları önemli. Ama bütün bunların üstünde bir katman daha var: Anlatı.
Bir kavram ortaya çıkar. Bir slogan dolaşıma girer. Bir süre sonra o kavram sorgulanmadan kabul edilir ve insanlar farkına bile varmadan o kavramın içinde düşünmeye başlar.
İşte bu yüzden ben uluslararası tartışmaları izlerken önce haritalara değil, kavramlara bakıyorum.
Çünkü bazen dünyanın kaderini belirleyen şey füze değil, cümledir.
Ve bu yüzden sürekli tekrarlıyorum:
Kelimelerin gücünü hafife almayın.
Çünkü dünyayı yönetenler önce cümleleri ele geçirir.
Gürkan KARAÇAM

YENİ DOLANDIRICILIK SİSTEMİ!

VARİL PATLADI..1 ÖLÜ

BIÇAKLI KAVGADA ÖLÜ SAYISI 2'YE YÜKSELDİ.

FETÖ YENİDEN YAPILANIYOR

ARALAMAYA GİTTİ CANINDAN OLDU.

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 25 19 2 4 41 61
2.FENERBAHÇE A.Ş. 25 16 0 9 32 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 25 16 3 6 22 54
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 25 13 5 7 15 46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 25 12 7 6 17 42
6.GÖZTEPE A.Ş. 25 11 5 9 10 42
7.KOCAELİSPOR 25 9 10 6 -3 33
8.SAMSUNSPOR A.Ş. 25 7 7 11 -3 32
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 25 7 9 9 -3 30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 25 7 9 9 -10 30
11.CORENDON ALANYASPOR 25 5 8 12 -4 27
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 25 6 12 7 -6 25
13.TÜMOSAN KONYASPOR 25 5 11 9 -10 24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 25 6 13 6 -15 24
15.İKAS EYÜPSPOR 25 5 13 7 -17 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 25 4 12 9 -15 21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 25 3 11 11 -27 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 25 3 17 5 -24 14

YAZARLAR