MİSAFİR KALEM


MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ

Emine AYDEMİR


MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Esselâmü aleyküm, aşk yolunun yolcuları…
Ciddî bir disiplin anlayışı, derinlik ve nezâkete sahip olan Mevlevilikte ve dahi birçok tarikatta hepimize örnek olacak bazı kaideleri sizler için derledik; tefekküre vesile ola.
Dervişler asla “ben” ifadesi kullanmazlar. Bunun yerine “fakir”, “bendeniz”, “biz” gibi ifadeler tercih edilir. Aynı şekilde “sen” hitabı yerine “siz” yahut “nazarım” denir.
“Kapıyı kapatmak”, “ocağı söndürmek” gibi ifadeler asla kullanılmaz. Allah kimsenin kapısını kapatıp ocağını söndürmesin. Bunun yerine “kapıyı, pencereyi sırlamak”, “ocağı, ışığı dinlendirmek”, “ışığı uyandırmak” gibi zarif kelimeler seçilir.
“Yok” sözü hoş görülmez ve söylenmez. Bunun yerine bir şeyin bittiğini, tükendiğini anlatmak için “Hak vere oldu”, “Hakta” denir. Un Hakta, şeker Hak vere, mangır Hakta gibi.


Su veya bir şey içene de “afiyet olsun” yerine “aşk olsun” denir. Bu temenni bazen karşılıklı ve tamamlayıcı tâbirlerle uzatılır.
“Aşk olsun” sözüne muhatap olan, “aşkın cemâl olsun” karşılığını verir. Bu söz üzerine “aşk olsun” diyen, “cemâlin nur olsun” der ve “nûrun alâ nûr olsun” cevabını alır.
Bir kimse uyandırılırken “Hadi uyan, kalk” yerine yavaşça “Agâh ol, eren!” denir.
Mevlevilikte her şeyin canı vardır ve Allah’ı tesbih eder. Bu yüzden Mevlevîler eline aldıkları eşyaları—mesela kitabı, fincanı, kaşığı, tesbihi, üzerine giydiği hırkayı—ve namaz kıldıktan sonra yeri öperler. Bu öpüşe “görüşmek” denir. Böylece her eşyanın Allah’ın lütfuyla insana hizmet için verilmiş bir nimet olduğu tefekkür edilmiş olur. Aynı zamanda hizmet eden eşyaya saygı gösterilir ve görüşerek teşekkür edilir.
Dergâha veya eve gelen mihmanların ayakkabıları muntazam bir şekilde içeriye doğru çevrilir. Böylece kişi içeri girdiği gibi, yine içeridekilere arkasını dönmeden sağ ayağıyla dışarı çıkar. Eğer ayakkabı dışarı bakacak şekilde çevrilmişse bunun anlamı “bir daha gelme” demektir.
Bir nev-niyazın (yola yeni girmiş derviş) aşk ve cezbeye ait bir tezahürü görülürse şeyh veya dedeler ona, “Allah derdini artırsın” diye dua ederler. Buradaki “dert”; aşk ve ihlâs, teslim ve vefa, neşe ve iştiyak manalarında kullanılır.


Matbah-ı Şerif (mutfak), Mevlevilikte eğitim ve öğretim merkezidir. Burada sadece yemek değil, canlar pişer. İlk eğitim sofra adabı olarak verilir. Yemeğe davet için “Yemeğe buyurun” denmez, “Lokmaya buyurun” ifadesi kullanılır. Ortak tabaktan yemek yeniyorsa kaşığın bir tarafıyla yemek alınır, diğer tarafıyla yenir. Kaşığın ağza değen kısmının yemeğe değmemesine özen gösterilir. Kaşıklar sofraya ağızları aşağı gelecek şekilde konur ki yemek artığı görünmesin. Sofradaki oturma şekli de sünnete uygundur: Sağ diz dikilip karına doğru çekilirken, sol ayak üzerine oturulur. Yemek sırasında canlardan biri su içecek olsa diğer tüm dervişler yemeyi bırakıp beklerler; lokma, su içenin hakkına girmesin diye.
Konya Hz. Pir Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Merkez Âsitânesi’nin yapısında bile amaçsız, anlamsız ve hikmetsiz hiçbir şey yoktur.
Âsitâne, Farsça bir kelime olup tarikat pirinin kaldığı veya metfun olduğu büyük tekke ve dergâhlara verilen isimdir.
Hadi gelin, Âsitâne kapılarındaki amaç ve nizama bakalım.


Kubbe-i Hadrâ’ya doğru ilerlerken Sultan Selim Camii’ne bakan Âsitâne kapısının üzerinde “Dervişân Kapısı” yazar. Dervişlerin girip çıktığı kapıdır.
Türbeyi ziyaret için girişe doğru ilerlerken rastladığımız, Üçler Kabristanı’na bakan Âsitâne kapısı ise “Hamuşân Kapısı”dır. “Susmuşlar, sessizler” kapısı… Bunun sebebi, kapının kabristana bakıyor olması ve bu dünyadan göçen dervişlerin uğurlandığı kapı olmasıdır.
Girişten içeri doğru ilerleyince gül bahçesinde, Ahmed Eflâkî Dede Hazretleri’nin türbesinin hemen yanında bir kapı daha vardır ki “Küstahân Kapısı”dır. Dergâha kabul edilmeyenlerin ve dergâhta yaptığı edepsizlik sebebiyle gönderilenlerin çıkarıldığı kapıdır. Burada da ince bir edep vardır: Dervişin pabuçları dışarıya doğru çevrilir; böylece kendisine yol verildiğini anlar. Akşam namazından sonra, kimse görmesin diye karanlık iyice çöktüğünde Küstahân Kapısı’ndan çıkarılır.
Âsitâne’nin kuzeybatı yönünde yer alan dördüncü kapı ise “Çelebiyân Kapısı”dır. Çelebilerin girip çıktığı kapıdır. Bilindiği üzere Hz. Mevlânâ’nın soyundan gelenlere Çelebi denir.
Âsitâne’de dört kapı olmasının da hikmetleri vardır. Zira dört sayısı; şeriat, tarikat, hakikat ve mârifete remizdir.
Kapılarda yer alan “tevazu zincirleri”, insanların başlarını eğerek edeple Âsitâne’ye girmeleri için konulmuştur.
Mevlevî gülbengi ile sözümüzü sırlayalım:
“Vakt-i şerîfler hayr ola, hayırlar feth ola, şerler def‘ ola; Allâhü azîmü’ş-şân ism-i zâtıyla kalbimizi pür-nûr kıla; demler, safâlar ziyâde ola. Dem-i Hazret-i Mevlânâ, sırr-ı Cenâb-ı Şems, kerem-i İmâm-ı Alî, şefâat-i Muhammedü’n-Nebî… Hû diyelim hûûû.”
(Gül sesi, bülbül şakıması manalarına gelen gülbank; tertip edilmiş özel bir dua manasındadır.)
Muhabbetle,
Emine Aydemir

YENİ DOLANDIRICILIK SİSTEMİ!

VARİL PATLADI..1 ÖLÜ

BIÇAKLI KAVGADA ÖLÜ SAYISI 2'YE YÜKSELDİ.

FETÖ YENİDEN YAPILANIYOR

ARALAMAYA GİTTİ CANINDAN OLDU.

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 17 13 1 3 27 42
2.FENERBAHÇE A.Ş. 17 11 0 6 25 39
3.TRABZONSPOR A.Ş. 17 10 2 5 13 35
4.GÖZTEPE A.Ş. 17 9 3 5 12 32
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 17 8 4 5 8 29
6.SAMSUNSPOR A.Ş. 17 6 4 7 2 25
7.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 17 6 6 5 9 23
8.KOCAELİSPOR 17 6 6 5 -2 23
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 17 6 6 5 -6 23
10.CORENDON ALANYASPOR 17 4 4 9 1 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 17 5 9 3 -3 18
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 17 4 7 6 -4 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 17 4 8 5 -8 17
14.KASIMPAŞA A.Ş. 17 3 8 6 -10 15
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 17 4 10 3 -15 15
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 17 2 6 9 -17 15
17.İKAS EYÜPSPOR 17 3 10 4 -14 13
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 17 2 12 3 -18 9

YAZARLAR