Tülay GÜREL


Otizmi Konuşmak Yetmez: Krizi Söndürecek Merkezlere İhtiyacımız Var

...


Otizmi Konuşmak Yetmez: Krizi Söndürecek Merkezlere İhtiyacımız Var

Otizm artık bilinmeyen bir kavram değil.
Herkes tanıyor, herkes konuşuyor, herkes “farkında”.
Ama sorun tam da burada başlıyor.
Tanımlar arttı, toplantılar çoğaldı, raporlar üst üste kondu.
Peki kriz anında otizmli bir çocuğun gidebileceği bir kapı var mı?
Ne yazık ki yok.


Otizmli çocukların yaşadığı temel zorluklar artık çok net:
Alışmadığı insanlar, alışmadığı ortamlar ve ifade edemediği ihtiyaçlar…
Bu üçü bir araya geldiğinde ortaya çıkan tabloya “problem davranış” diyoruz.
Oysa bu bir problem değil, bir alarmdır.
Çocuk aslında şunu haykırıyordur:
“Şu an dayanamıyorum.”
Aileler bunu her gün yaşıyor.
Devlet bunu istatistiklerde görüyor.
Herkes ihtiyacı biliyor ama iş, acil eyleme gelince ortada kimse yok.
Bugün konuşmamız gereken şey yeni tanımlar değil,
“kriz anında ne yapıyoruz?” sorusunun cevabıdır.
Her mahalleye yeni merkezler yapmak kulağa hoş geliyor olabilir.
Ama bu, ne bütçe ne zaman ne de insan kaynağı açısından gerçekçi.
Üstelik geçen her gün aileleri biraz daha yoksullaştırıyor,
anne-babaları hasta ediyor,
çocukların davranışlarını daha da ağırlaştırıyor.
Oysa çözüm, sandığımız kadar uzak değil.
Hatta tarihimizin tam ortasında duruyor.
Selçuklu ve Osmanlı’da camiler sadece ibadet edilen yerler değildi.
Yolcunun sığınağıydı, yoksulun sofrasıydı, hastanın nefesiydi, çocuğun güvenli alanıydı.
Külliyeler; toplumun ihtiyacına göre yaşayan merkezlerdi.
Bugün söylenen şey yeni bir keşif değil.


Bu, tarihin kaldığı yerden devam etmesidir.
Peki neden camiler?
Çünkü her mahallede varlar.
Kamusal, güvenli ve devlet gözetimindeler.
Ulaşımı kolay.
Ve en önemlisi, otizmli bir çocuk için “alışılmadık ama tehditkâr olmayan” nadir mekânlardan biri.
Kriz anındaki bir çocuk;
eve giremeyebilir,
hastanede daha da kötüleşebilir,
kalabalık merkezlerde tamamen kontrolden çıkabilir.
Ama camiler;
yüksek uyarıcı barındırmayan,
sessizliğiyle regülasyon sağlayan,
çocuğun sinir sistemini yatıştırabilecek alanlardır.
Bu bir merhamet projesi değil.
Bu bir yönetim modelidir.
Duygusal değil, romantik değil;
tamamen sahadan gelen bir gerçekliktir.
Krizi büyütmeyen, söndüren…
Aileyi suçlamayan, destekleyen…
Çocuğu bastırmayan, regüle eden bir yaklaşım.
Ve en önemlisi, devletin zamanını ve kaynağını koruyan bir yaklaşım.


Bugün aileler tükeniyor.
Yoksullaşıyor.
Hastalanıyor.
Bu yüzden mesele,
“Bir çocuğu nasıl sakinleştiririz?” değil;
“Bir toplumu nasıl ayakta tutarız?” meselesidir.
Bu yazı bir şikâyet değil.
Bir isyan hiç değil.
Bu; tarihten güç alan, bugünü okuyan ve yarını korumayı hedefleyen bir çözüm teklifidir.
Artık toplantılara değil, merkezlere;
tanımlara değil, eyleme;
konuşmaya değil, krizi söndürmeye ihtiyacımız var.

Kaçep Komisyonu Başkanı 
(Bursa/Osmangazi)
Özel Gereksinimli Bireyler Dernek Başkanı, Tülay Gürel

YENİ DOLANDIRICILIK SİSTEMİ!

VARİL PATLADI..1 ÖLÜ

BIÇAKLI KAVGADA ÖLÜ SAYISI 2'YE YÜKSELDİ.

FETÖ YENİDEN YAPILANIYOR

ARALAMAYA GİTTİ CANINDAN OLDU.

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 17 13 1 3 27 42
2.FENERBAHÇE A.Ş. 17 11 0 6 25 39
3.TRABZONSPOR A.Ş. 17 10 2 5 13 35
4.GÖZTEPE A.Ş. 17 9 3 5 12 32
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 17 8 4 5 8 29
6.SAMSUNSPOR A.Ş. 17 6 4 7 2 25
7.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 17 6 6 5 9 23
8.KOCAELİSPOR 17 6 6 5 -2 23
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 17 6 6 5 -6 23
10.CORENDON ALANYASPOR 17 4 4 9 1 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 17 5 9 3 -3 18
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 17 4 7 6 -4 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 17 4 8 5 -8 17
14.KASIMPAŞA A.Ş. 17 3 8 6 -10 15
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 17 4 10 3 -15 15
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 17 2 6 9 -17 15
17.İKAS EYÜPSPOR 17 3 10 4 -14 13
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 17 2 12 3 -18 9

YAZARLAR