Prof.Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER


Suçun Estetikleştirildiği Çağ: Dijital Hayranlığın Karanlık Yüzü

...


Suçun Estetikleştirildiği Çağ: Dijital Hayranlığın Karanlık Yüzü

“Suç, artık yalnızca korkulan bir olgu değil; dijital kültürün içinde estetikleştirilen, romantize edilen ve hayranlık nesnesine dönüştürülen bir kimlik biçimi hâline geliyor. Özellikle sosyal medyada, ağır suçlar işlemiş kişilere yönelik bu tehlikeli ilgi; bireysel bir sapmadan çok, derin bir psikososyal kırılmaya işaret ediyor”.

Son yıllarda özellikle sosyal medyada dikkat çeken ve giderek yaygınlaşan bir eğilim, yalnızca bireysel bir tercih ya da “marjinal ilgi” olarak okunamayacak kadar derin bir toplumsal kırılmaya işaret ediyor.

Özellikle genç kızların — ancak yalnızca onlarla sınırlı olmayan bir biçimde — ağır suçlar işlemiş kişilere hayranlık duyması, bu kişileri romantize etmesi ve hatta işledikleri suçlara açık ya da örtük biçimde dahil olmayı normalleştiren paylaşımlar yapması, psikoloji literatüründe uzun süredir tanımlanmış bir olgudur.

Bu durumun klinik literatürdeki adı Hybristophiliadır.

Hybristophilia; bireyin cinayet, tecavüz, şiddet ve ağır suçlar işlemiş kişilere karşı yoğun cinsel, duygusal ya da romantik ilgi duymasıyla karakterizedir.

İlk bakışta “uç bir sapkınlık” gibi algılansa da, yapılan bilimsel çalışmalar bunun çoğu zaman travmatik bağlanma, eksik ya da işlevsiz ebeveyn figürleri, özellikle de baba figürü eksikliği ile ilişkili olduğunu göstermektedir (Meloy, 2000; Dutton & Painter, 1993).

Baba Figürü, Güç Algısı ve Yanılsamalı Güvenlik

Bağlanma kuramı perspektifinden bakıldığında; çocukluk döneminde koruyucu, sınır koyan ve güven veren bir baba figürünün yokluğu, bireyin ileriki yaşamında “güç” kavramını sağlıksız biçimde yeniden inşa etmesine neden olabilir. 
Suç işlemiş bireyler; bazı gençler için tehlikeli oldukları kadar “güçlü”, “dokunulmaz” ve “kontrol edilemez” olarak algılanır. Bu algı, bilinçdışı düzeyde sahte bir güvenlik ve aidiyet duygusu üretir.

Psikodinamik açıdan bakıldığında ise bu hayranlık, çoğu zaman “kurtarıcı olma” fantezisiyle beslenir:
“Herkesin korktuğu kişiyi ben iyileştirebilirim.”

Bu düşünce, bireyin kendi değersizlik duygularını telafi etmeye çalışan kırılgan bir benlik yapılanmasına işaret eder.

Önemli bir nokta da şudur: Bu eğilim yalnızca kadınlarda görülmez. Erkeklerde de suçlu figürlerle özdeşleşme, onları yüceltme ve taklit etme davranışları gözlenmektedir. Ancak kadınlarda daha çok romantik ve duygusal bağlanma, erkeklerde ise güç ve kimlik inşası üzerinden şekillenmektedir.

Dijital Kültür ve Suçun Estetikleştirilmesi

Sosyal medya algoritmaları, suçu bir gerçeklik olarak değil; tüketilebilir bir içerik olarak sunmaktadır. Katillerin estetikleştirilmiş fotoğrafları, dramatize edilmiş hikâyeler ve “anti-kahraman” anlatıları; suçu bağlamından kopararak bir kimlik nesnesine dönüştürmektedir.

Bu noktada Fransız sosyolog Pierre Bourdieu’nün şu sözü son derece anlamlıdır:

“Toplumsal düzen, yalnızca yasalarla değil; insanların neyi hayranlıkla izleyeceğine karar verilerek de yeniden üretilir.”

Bugün gençlerin neyi izlediği, neyi paylaştığı ve neyi normalleştirdiği; yarının toplumsal normlarını inşa etmektedir.

Sessiz Bir Toplumsal Aksiyon Çağrısı

Bu tabloyu yalnızca bireysel psikopatoloji üzerinden okumak büyük bir yanılgı olur. Bu, aynı zamanda ailenin zayıflaması, rol modellerin çöküşü, duygusal ihmalin normalleşmesi ve dijital kültürün denetimsizliği ile yakından ilişkilidir.

Alman sosyolog Ulrich Beck’in ifadesiyle:

“Modern toplumda riskler artık dışarıdan gelmez; toplumun kendi üretimidir.”

Suçu romantize eden bu yeni akım, tam da böyle bir riskin ürünüdür.

Eğer çocuklara yalnızca “neyin yanlış olduğunu” değil, neden yanlış olduğunu anlatamazsak; eğer aile içinde güvenli bağlanmayı, okulda eleştirel düşünmeyi ve toplumda sağlıklı rol modelleri yeniden inşa edemezsek, bu hayranlık yalnızca suçlulara değil; şiddetin kendisine yönelmeye devam edecektir.

Bu mesele, yalnızca sosyologların, psikologların değil; eğitimcilerin, ailelerin, medya kuruluşlarının ve karar vericilerin ortak sorumluluğudur.

Çünkü bugün alkışlanan suç, yarın normalleşmiş bir davranış kalıbına dönüşür.

Ve toplumlar; neyi alkışlıyorsa, eninde sonunda ona benzemeye başlar.

Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER

YENİ DOLANDIRICILIK SİSTEMİ!

VARİL PATLADI..1 ÖLÜ

BIÇAKLI KAVGADA ÖLÜ SAYISI 2'YE YÜKSELDİ.

FETÖ YENİDEN YAPILANIYOR

ARALAMAYA GİTTİ CANINDAN OLDU.

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 18 13 1 4 27 43
2.FENERBAHÇE A.Ş. 18 12 0 6 26 42
3.TRABZONSPOR A.Ş. 18 11 2 5 14 38
4.GÖZTEPE A.Ş. 18 10 3 5 14 35
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 18 9 4 5 9 32
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 18 7 6 5 10 26
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 18 6 4 8 2 26
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 18 6 6 6 -6 24
9.KOCAELİSPOR 18 6 7 5 -3 23
10.CORENDON ALANYASPOR 18 4 5 9 0 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 18 5 9 4 -3 19
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 18 4 8 6 -6 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 18 4 8 6 -8 18
14.KASIMPAŞA A.Ş. 18 3 8 7 -10 16
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 18 4 10 4 -15 16
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 18 2 7 9 -18 15
17.İKAS EYÜPSPOR 18 3 10 5 -14 14
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 18 2 13 3 -19 9

YAZARLAR