Dr.Öğr.Üyesi.Gülçin ITIRLI ASLAN


Yargılayan Dil, Yaralı Benlik: Çocuğa Söylenen Söz Kader Olur mu?

...


Yargılayan Dil, Yaralı Benlik: Çocuğa Söylenen Söz Kader Olur mu?

Bir toplumun ruh sağlığı, en çok çocuklarla kurduğu dilde saklıdır.
Çünkü çocuk, kendisini tanımaya başladığında henüz aynaya bakmaz; kendisine yönelen seslere bakar. Bu sesler yalnızca birer uyarı değil, zamanla içselleştirilen anlam haritalarıdır.

Kanadalı hekim ve travma kuramcısı Gabor Maté, çocuklukta yaşanan en derin kırılmaların çoğu zaman “olaylardan” değil, ilişkisel bağın koşulluluğundan kaynaklandığını vurgular.

Çocuk için mesele yanlış yapmak değil; yanlış yaptığında sevgiyle olan bağın tehdit altına girmesidir. Bu tehdit, fiziksel bir cezadan çok daha kalıcı izler bırakır.

Bu noktada sosyoloji bize kritik bir gerçeği hatırlatır: Benlik, içsel bir özden çok, toplumsal bir inşa sürecidir.

Amerikalı sosyolog Charles Horton Cooley, Ayna Benlik kavramıyla bireyin kendisini, başkalarının ona yönelttiği anlamlar üzerinden kurduğunu ifade eder.

Çocuk için bu “ayna”, toplumsal dünyanın değil; önce ailenin aynasıdır. Yargılayıcı bir dil, çocuğa kendisini eksik, kusurlu ya da koşullu kabul edilen biri olarak gösterir. Çocuk bu görüntüyü sorgulamaz; gerçeklik olarak benimser.

George Herbert Mead ise benliğin, toplumsal etkileşim yoluyla şekillendiğini savunur.

Çocuk, zamanla “başkalarının gözünden kendini görmeyi” öğrenir. Ebeveynin tonu, vurgusu ve yargısı; çocuğun iç dünyasında kalıcı bir iç ses hâline gelir. Artık dışarıdan bir otoriteye gerek kalmaz; çocuk, kendi kendini denetleyen ve yargılayan bir benlik geliştirir.

Bu süreci daha derinlemesine anlamak için Pierre Bourdieu’nün dil ve iktidar analizine bakmak gerekir. Bourdieu, dili bir sembolik güç alanı olarak tanımlar.

Aile içinde kullanılan dil, çocuğun dünyaya dair algısını biçimlendiren bir habitus yaratır. Bu habitus, çocuğa yalnızca “nasıl davranması gerektiğini” değil; “kim olmaya layık olduğunu” da öğretir.

Yargılayan ebeveyn dili, çocuğun zihninde sessiz ama güçlü bir mesaj bırakır:
Değer, koşulludur. Kabul, performansa bağlıdır. Sevgi, hak edilen bir şeydir.

Gabor Maté’ye göre tam da bu noktada çocuk, öz benliğiyle bağını zedelemeye başlar. Ya kendisini bastırarak uyum sağlar ya da sürekli kendini suçlayan bir iç yapı geliştirir. Her iki durumda da çocuk, olduğu hâliyle temasını kaybeder.

Oysa yargıdan arındırılmış bir ebeveyn dili, davranış ile benliği ayırabilen bir psikolojik alan açar. Bu alan, çocuğa şunu öğretir: Hata yapmak bağın sonu değildir. Değer, koşulsuzdur.

Bugün “özgüveni düşük”, “kendini değersiz hisseden” ya da “sürekli onay arayan” bireyleri konuşuyoruz.

Ancak bu tabloyu yalnızca bireysel zayıflıklar üzerinden okumak, asıl sorunu görünmez kılar. Sorunun kökleri, çocuklukta maruz kalınan dilsel iklimde saklıdır.

Çünkü çocuk, kendisini en çok duyduğu kelimelerden inşa eder.
Ve bazen bir toplum, farkında olmadan çocuklarına kaderini fısıldar.

Dr. Gülçin ITIRLI ASLAN

YENİ DOLANDIRICILIK SİSTEMİ!

VARİL PATLADI..1 ÖLÜ

BIÇAKLI KAVGADA ÖLÜ SAYISI 2'YE YÜKSELDİ.

FETÖ YENİDEN YAPILANIYOR

ARALAMAYA GİTTİ CANINDAN OLDU.

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 17 13 1 3 27 42
2.FENERBAHÇE A.Ş. 17 11 0 6 25 39
3.TRABZONSPOR A.Ş. 17 10 2 5 13 35
4.GÖZTEPE A.Ş. 17 9 3 5 12 32
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 17 8 4 5 8 29
6.SAMSUNSPOR A.Ş. 17 6 4 7 2 25
7.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 17 6 6 5 9 23
8.KOCAELİSPOR 17 6 6 5 -2 23
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 17 6 6 5 -6 23
10.CORENDON ALANYASPOR 17 4 4 9 1 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 17 5 9 3 -3 18
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 17 4 7 6 -4 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 17 4 8 5 -8 17
14.KASIMPAŞA A.Ş. 17 3 8 6 -10 15
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 17 4 10 3 -15 15
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 17 2 6 9 -17 15
17.İKAS EYÜPSPOR 17 3 10 4 -14 13
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 17 2 12 3 -18 9

YAZARLAR