ATATÜRKÇÜLÜK MÜ DEDİNİZ?
Baktığımızda etrafımıza memlekette Atatürkçü olmayan neredeyse yok. Özellikle son zamanlarda herkeste bir Atatürkçülük söylemleri… Amma velakin sorun şu ki… Atatürk’ü herkes seviyor ama Cumhuriyetçiliğinden birçok insanın haberi yok, cumhuriyetçiliğini pek seven yok.
Elinde mikrofon meydanlara, kürsülere çıkanlar hep aynı cümleyle başlıyor nutuk atmaya:
“Mustafa Kemal’in askerleriyiz, biz Atatürk’ün izindeyiz.”
Yakalarda rozet tamam...
Dillerde nutuk tamam…
Duvarlarda Atatürk fotoğrafları zaten boy boy maşallah.
Ama vatandaş konuşmaya başlayınca bir tuhaflık oluyor.
Birden kulaklar kapanıyor.
Yüzler asılıyor.
Eleştirilere tahammül hiç yok, neredeyse suç sayılıyor, eleştiren vatandaşa ise suçlu muamelesi yapılıyor.
Sonra da aynı kişiler büyük bir özgüvenle şöyle diyor:
“Biz Atatürk’ün kurduğu partinin mensuplarıyız.”
İnsan sormadan edemiyor:
Atatürk’ün kurduğu partinin mensubu olmak kolay da… Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin anlayışına mensup olmak biraz zor galiba bu tip sözde Atatürkçüler için…
Aslında Atatürk’ün Cumhuriyetçiliği tek bir cümlede saklıdır:
“EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR.”
Şimdi burada küçük bir sorun var gibi görülüyor…
Millet konuşuyor… Millet Konuşmaya çalışıyor… Ama egemenlik bir türlü konuşmuyor, konuşturulmuyor…
Vatandaş soru soruyor… Ama yöneticiler rahatsız oluyor. Vatandaş eleştiriyor… Ama hemen birileri çıkıp “Sen Eleştiremezsin” diyerek baskılıyor…
Oysa Cumhuriyet bu durumun tam tersidir.
Cumhuriyet; “Ben bilirim, siz susun” düzenini yıkmak için kurulmuştur. Ama ne yazık ki Atatürkçüyüm diye geçinen bazı yöneticiler Cumhuriyeti Atatürkçülük maskesi altında biraz farklı yorumluyor…
Onlara göre Cumhuriyet şöyle çalışıyor:
Seçimde oy ver.
Sonra evine git.
Bir dahaki seçime kadar sus, sessiz kal, sakın ha sesini çıkartıp düzenimize karışma…
Soru sorarsın saygısızlık, eleştirirsen nankörlük, ısrar edersen düşmanlık oluyor onların gözünde… Çünkü tahammülleri yok…
Ama kürsüye çıkınca aynı cümle yine hazır:
“Biz Atatürk’ün yolundayız.”
Doğrusu insan merak ediyor…
Atatürk’ün yolunda mı yürüyorsunuz, yoksa Atatürk’ün adını siyasi tabela gibi mi kullanıyorsunuz?
Atatürk’ün Cumhuriyeti susan, korkan, konuşmayan insan istemez. Suskun insan istemez. Başını eğmiş insan hiç istemez.
Atatürk Cumhuriyeti;
Sorgulayan insan ister. Sorumluluk alan yurttaş ister. Gerektiğinde yöneticinin karşısına dikilen vatandaş ister.
Ama bazı yöneticiler vatandaşın dik durmasını pek sevmiyor. Rahatsız oluyor. Çünkü işlerine gelmiyor…
Onlar vatandaşın şöyle olmasını tercih ediyorlar:
Oy verirken hatırlanan, sonra da mümkün olduğunca konuşmayan, sessiz kalan.
İşte tam da burada insanın aklına şu geliyor:
Atatürk Cumhuriyeti yöneticilere kulluk yapılmasın, insanlar insanlara kul olmaktan kurtulsun diye kurdu…
Ama bu gün bakıyoruz ne yazık ki Atatürkçülük naraları atan bazı yöneticiler sırf kendi gemilerini yürütme, kendi dümenlerini döndürme çabası içinde hâlâ kendilerine kulluk yapacak kul arıyorlar. Atatürk’ün en çok karşı çıktığı şeyleri Atatürkçülük arkasına sığınarak yapıyorlar:
Vatana millete hizmet yerine, makam mevki ve rant peşinde koşuyorlar…
Oturdukları makamın sarhoşluğuna kapılıp, millete yukarıdan bakıyor,
Eleştirilere tahammül edemeyip, vatandaşın sesini kısmaya çalışıyorlar…
Milletin sesini dinlemeyen, vatandaşın derdiyle dertlenmeyen, cumhuriyetin adını kullanıp, milletin sesinden korkan sözde yönetici hergelelere son kelam olarak derim ki;
Oturduğunuz koltuklar millete hizmet içindir…
Vatandaşı kendinize kul köle yapıp, sesini kesmek için değildir…
Devlet millet içindir...
Millet devlet için değildir…
Cumhuriyete verilen değer meydanlarda nutukla değil,
Vatandaşın sesine verilen değerle ilgilidir…
Atatürkçülük yasalara bağlı yönetim biçimi sergilemektir…
Kişisel çıkarlara göre mevzuatı eğip büküp yok saymak değildir…
Atatürkçülük vatan millet için üretmektir…
Beytülmalden cebe indirmek değildir…
Atatürkçülük;
Vatandaşa tepeden bakıp,
sırtına binmek değildir…
ATATÜRKÇÜLÜK;
DEVLET İÇİN DERTLENEBİLMEK,
MİLLETİ İSE DİNLEYEBİLMEKTİR.
***Elbette ki;
Yürekten tutkulu ve bağlı Atatürkçülere saygımız sonsuzdur.
Ve vatandaş olarak sorumluluğumuzdur, görevimizdir yukarıdaki maddelere başlıklar halinde ve somut olaylar çerçevesinde geniş geniş değinmek yeri ve zamanı geldiğinde elbette…
Tüm gerçek Atatürkçülere ve Cumhuriyetçilere sonsuz sevgi, saygı ve muhabbetlerimle…
KÖŞEDEN KÖŞEYE
İsmail Balcan
14.03.2026