Menü Aktüel Posta
A.Levent ERTEKİN

A.Levent ERTEKİN

Tarih: 27.03.2026 12:28

ÇİMLER ÜZERİNDE BİR FESTİVAL: TİRE’NİN KAZANCI MI, KAYBI MI?

Facebook Twitter Linked-in

ÇİMLER ÜZERİNDE BİR FESTİVAL: TİRE’NİN KAZANCI MI, KAYBI MI?

A.Levent Ertekin

Tarihiyle, kültürüyle ve köklü gelenekleriyle öne çıkan Tire, son yıllarda gastronomi alanında da adından söz ettiren bir şehir hâline geldi. Düzenlenen Uluslararası Gastronomi Festivali, bu anlamda Tire’nin tanıtımı için önemli bir fırsat sunuyor. Ancak bu yıl festival kapsamında alınan bazı kararlar, bu fırsatın gölgesinde ciddi tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Festival alanı olarak Tire Atatürk Stadyumu’nun seçilmesi ve üstelik rock grubu Duman’ın vereceği konser için sahnenin doğrudan çim zemin üzerine kurulacak olması, üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken bir meseledir. Çünkü söz konusu olan yalnızca bir konser değil; aynı zamanda yılların emeğiyle korunmuş, ödüller almış bir spor alanının geleceğidir.

Stadyumlar yalnızca beton tribünlerden ibaret değildir. Onların asıl değeri, üzerinde spor yapılan çim zeminleridir. Bu zeminler, düzenli bakım, ciddi maliyet ve uzun süreli emek gerektirir. Avrupa’nın en iyi butik statlarından biri olarak ödül almış bir stadın çimlerinin, ağır sahne platformları ve binlerce insanın yükü altında zarar görmesi kaçınılmazdır. Bu zarar kısa vadede belki göz ardı edilebilir; ancak uzun vadede telafisi hem maliyetli hem de zahmetli olacaktır.

Daha da önemlisi, Tire’nin geçmişte bu tür etkinlikler için geliştirdiği alternatifler varken, bu kararın alınmış olmasıdır. Daha önce konserlerin gölet çevresi gibi açık alanlarda gerçekleştirilmiş olması, hem doğayla uyumlu hem de mevcut tesislere zarar vermeyen bir yaklaşımı temsil ediyordu. Bu, aslında Tire’nin kendi “töresi”ni, yani yerel aklını ve tecrübesini yansıtan bir uygulamaydı.

Bugün gelinen noktada ise bu törenin, bu yerel hassasiyetin göz ardı edildiği görülüyor. Gastronomi gibi köklü bir kültürel mirası temsil eden bir festivalin, aynı hassasiyetle planlanması gerekmez mi? Bir yandan yöresel değerleri tanıtmayı amaçlarken, diğer yandan kentin önemli bir spor tesisine zarar verme ihtimali taşımak ciddi bir çelişki değil midir?

Elbette kültürel etkinlikler, konserler ve festivaller şehirlerin canlılığı için gereklidir. Ancak bu etkinliklerin planlanmasında “fayda-zarar dengesi” gözetilmelidir. Sağlanacak ekonomik ve tanıtımsal katkı, verilecek fiziksel ve kültürel zararın önüne geçemiyorsa, o noktada durup yeniden düşünmek gerekir.

Tire’nin değeri sadece bugününden değil, geçmişinden ve geleceğe bırakacaklarından gelir. Bu nedenle alınan her karar, sadece bugünün heyecanıyla değil, yarının sorumluluğuyla da değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak mesele bir konser meselesi değildir. Mesele, bir şehrin kendi değerlerine ne kadar sahip çıktığıdır. Tire, geçmişten bugüne taşıdığı birikimiyle bunu fazlasıyla hak eden bir şehirdir. Dileğimiz, bu tür kararların yeniden gözden geçirilmesi ve Tire’nin hem kültürel hem de fiziksel mirasının korunarak geleceğe taşınmasıdır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —