MİSAFİR KALEM

Tarih: 18.01.2026 16:19

EL-ŞARA'NIN "ŞAM" YA DA SURİYESİ

Facebook Twitter Linked-in

EL-ŞARA'NIN "ŞAM" YA DA SURİYESİ
     Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara’nın Kürt vatandaşlara yönelik tarihi beyannamesini değerlendirmem şu sekilde bir yazar-düşünür olarak. Bu makalem, hem beyannamenin içeriğini hem de muhtemel tesirlerini analiz ediyor:
     Beyannamenin muhtevası ve temel haklar: Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, 16 Ocak 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 13 Sayılı Kararname ile Suriyeli Kürtlere yönelik çok önemli hak ve tanımlamaları içeren bir hüküm duyurdu:
    a) Kürt Kimliğinin Tanınması:Şara’nın kararnamesi, Suriyeli Kürt vatandaşları “Suriye halkının ayrılmaz ve has bir parçası” olarak tarif ediyor ve onların kültürel, dilsel kimliklerinin Suriye’nin birleşik ve çoğulcu ulusal kimliğinin ayrılmaz unsuru olduğunu resmen kabul ediyor.
    b) Vatandaşlık ve Hukuki Statü: Kararname, 1962 Hasaka nüfus sayımına dayalı olarak yıllardır statüsüz bırakılan Kürtlerin tamamına Suriye vatandaşlığı hakkı tanıyor. Bu, devlet tarafından uzun süre görmezden gelinen bir soruna doğrudan müdahale anlamına geliyor. 
    c) Dil ve Eğitim Hakları: Değer olarak Kürtçe, Arapça ile birlikte ulusal dil statüsüne kavuştu. Söz konusu dil, Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde kamu ve özel okullarda eğitim dili veya seçmeli ders olarak okutulabilecek.


    d) Kültürel Tanınma ve Bayram
Kürt kültürünün sembollerinden biri olan Nevruz (21 Mart), ülke çapında resmî tatil ilan edildi. Bu, sadece kültürel bir jest değil, siyasi ve toplumsal bir tanıma işaretidir.
    e) Ayrımcılığın Yasaklanması
Beyanname, devlet kurumlarına Kürt vatandaşlara yönelik ayrımcılığı yasaklama yükümlülüğü koyuyor; etnik veya dilsel nefret söylemi ve ayrımcılık davaları yasal yaptırımlara bağlanıyor.
     2. Tarihî ve Siyasal Arka Plan:
    a) Suriye’de Kürtlerin Tarihsel Mücadelesi: Suriye’de Kürt nüfus, Baas rejimi döneminde uzun süre devlet politikaları tarafından sistematik olarak dışlandı. 1962 Hasaka nüfus sayımı sonrasında binlerce Kürt statüsüz bırakıldı ve buna bağlı olarak temel haklarına erişimde engellerle karşılaştı.
    b) İç Savaş Sonrası Dönem
2011’den beri süren çatışmalar sürecinde Kürtler, özellikle Suriye Demokratik Güçleri (SDF) liderliğinde, kuzey ve doğu bölgelerde fiili özerk alanlar oluşturdu. Ancak bu durum, merkezi devletle ilişkilerde büyük bir gerilim ve belirsizlik yarattı.
    Şimdi Şara’nın kararnamesi, devletin Kürt kimliğini tanıma noktasında sembolik ve hukuki bir adım olarak yorumlanıyor, fakat bu adımın siyasi bağlamı oldukça karmaşık. Devlet güçleri ile SDF arasındaki çatışmalar devam ederken bir yandan hak tanıyan düzenlemeler getiriliyor, öte yandan silahlı çatışmalar sürüyor. 


    3. Potansiyel Etkiler ve Eleştiriler
    a) Birlik ve Millî Kimlik İnşası
Bu beyannamenin ana hedeflerinden biri, uzun süredir parçalanmış olan Suriye toplumunda herkesin kendisini eşit ve kabul edilmiş hissetmesini sağlamak. Kürt kimliğinin resmen tanınması, Suriye’nin çoğulcu bir ulus inşa etme çabası olarak değerlendirilebilir.
    b) Pratik Uygulama Zorlukları: Hukukî tanım ile fiili durum arasında büyük farklar olabilir. Eğitimde Kürtçe’nin yer alması, devlet bürokrasisinin buna uyumu, yargı ve eğitim sisteminde gerekli altyapı reformlarının yapılması zorunludur. Bu da uzun ve zorlu bir süreci gerektirir.
    BİZE GÖRE bölgesel yönetimler bu kararı “ilk adım”dır, gerisi gelerek TÜRKMEN dostlarımızın da bunun gibi kalıcı anayasal güvence sağlamak ve bütün beklentilerin tam anlamıyla karşılanması gerektiğini belirtmek istiyorum. Bize göre, geniş muhtevalı ve kalıcı haklar ancakİslami bir anayasa ile sağlanabilir.


    d) Bölgesel ve Uluslararası Tepkiler
Şara’nın kararı, Türkiye gibi bölge ülkeleri tarafından dikkatle izleniyor; Türkiye SDF ile ilişkiler yüzünden hâlihazırda gergin durumda. Bu tür siyasi hamleler, yalnızca Suriye içinde değil, bölgesel dengeleri de etkileyebilir.
Hülasa Ahmed eş-Şara’nın beyannamesi tarihî ve sembolik bir öneme sahip. Tarihî açıdan, Suriye devletinin ilk kez Kürt kimliğini resmi olarak kabul etmesi büyük bir kırılma olarak değerlendirilebilir. Sırada Türkmen ve Ezidi gibi asli unsurlar olmalı...
    Ayrımcı kanunların kaldırılması ve vatandaşlık hakkının tanınması, uzun süredir haklardan mahrum bırakılmış geniş bir nüfus için önemli bir kazanımdır.
    Kültürel ve eğitim hakları, çok kültürlü Suriye’nin yeniden inşasında önemli bir adım olarak görülebilir.
    Öte yandan: Beyanname, fiili siyasî ve güvenlik gerçeklerinin ötesine geçmeyebilir; kalıcı ve kapsayıcı bir anayasal düzenleme ile bu hakların yerleşmesi, ancak ülkenin siyasi dönüşümünde "meşrutiyet-i meşru'a"nın güçlenmesi ile mümkündür.
    Bu sebepten Şara’nın kararnamesi, yeni Suriye’nin inşasında umut verici ilk adım olmakla birlikte,  nihai ve bağlayıcı  çözüm için "zaaf-ı diyanet"i giderici egitim hamlesi elzemdir. Uygulama aşamasındaki kararlılık, hukuki reformlar ve tarafların diyalog iradesi belirleyici olacaktır.

Mehmet Nuri Bingöl


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —