GÜNDEME DAİR ACI BİR BEYAN
Şerefli bir Gazinin eşi olan ben, bu derin acılara şahit ve en yakın olan yerindeyim.
Yakın olan diyorum çünkü bedel ödemiş Gazilerimiz kayıplarına rağmen çok şükür ki bizimle beraberler.
Fakat Şehitlerimiz, sonunda buluşacağımızı bildiğimiz derin bir özlemle uğurladığımız Cennet mekânlarında.
Bizler kendi içimizde acılarımızı, kayıplarımızı, ödenmiş bedellerimizi hiç yarıştırmıyoruz.
Çünkü her bir Gazimizin ve dahi Şehidimizin birbirinden farklı ve değerli hikâyesi; yanı sıra çektikleri acıları ifade etmekte kelimelerin kifayetsiz kalacağı imtihanları var.
İşte tam da bundan dolayı böylesi büyük bedel ve acıları umursamayanları ayrıştırıyoruz.
Türkiye Cumhuriyetimizin bölünmez bütünlüğü için yıllardır mücadele eden Gazilerimiz, Şehitlerimiz ve onların kıymetli ailelerinin bu vahim süreçte göstermiş bulunduğumuz direnişimize güya sözüm ona tehlikeli bir anlam yüklemeye çalışan; ama manipüle edemeyen Devletin aklına karşı çıkarak “provokasyon yapıyorsunuz” diyerek sesi cılız bir kesimin; aynı zamanda ülkeyi kan gölüne çevirenleri ve başlarındaki kişiyi barış elçisi olarak adlandıran ve ne yazık ki şahlandıran futursuz bir güruhu görmenin de kederi içerisindeyiz.
Bu nedenle DEVLET AKLI nedir? Açıklayayım.
DEVLET dediğimiz YÜCE GÜÇ AZİZ TÜRK MİLLETİDİR!
Yani DEVLET AKLI + AZİZ TÜRK MİLLETİ = ÜST AKILDIR.
Bizim geliştirdiğimiz tepki DEVLETİMİZE değil, siyasi liderlerin şahsi fikirlerinedir.
Bundan dolayı bize kendi tarzınız olan kirli yamalı kıyafeti giydiremezsiniz.
Zira bizim Vatan Evlatlarının gömleği; zemin kan kırmızı, ay yıldız kar kadar temiz ve pür-i pak beyazdır!
Bizler yakın tarihimizin bedel ödeyenleriyiz; peki hiç istisnasız ezelden ebede Vatanımızın selameti için Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda, Kıbrıs Harekâtı’nda dedeleri, ataları toprağa karışmış Aziz Türk Milletinin “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” olan cesur bir kesimi hariç neden bu süreçte suskun kalındığını aklımız almıyor.
Yanı sıra suya sabuna dokunmayan, evlat yitirmemiş, gençliğinin baharında uzuvlarından vazgeçmemiş “özde değil sözde VATANSEVER” gibi duranları yok sayıyoruz.
O nedenle teröristi otorite kabul etmeyen şahsımızın, onları ve sevicilerini muhatap alması söz konusu olamaz.
Böylelikle bu zilletlere resmi bir kimlik de kazandırmayız.
Herkesin tarafını seçtiği bu dönemde griye eğilim gösterenlerin aksine bizim de rengimiz her daim olduğu gibi nettir.
Net olan renk = TEK’tir!
Tek; üst kimliği Türk olan Cumhuriyet olan Devletimin asla ortağının olmayışıdır.
Kaldı ki kimseden de acılarımız ve gelinen noktada haysiyetimizi zedeleyen trajikomik ve dahi akıl tutulması durumun bizde oluşturduğu yıkım ve kederi dile getirirken takdir yahut tebrik, yani onay beklemediğimizdir.
Ezcümle, terörle müzakere değil mücadele edilir.
Vesselâm.
Güleser POLAT