İnsan çok zalim ve çok cahildir.
Kardeş katli ve diğer zulümler konusunda suçun şahsiliği vardır. Bazı insanlar niçin suça ortak oluyor? Bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Muhtemelen kavmiyetçilik duygusu, bu vahim hata ve günahı yaptırıyor.
“Katliam gerekliydi.” denildiğinde suç bir iken, sahip çıkılınca binler oluyor.
Bu yanlışın bir sebebi şudur:
Osmanlı, şeriat kanunları ile idare edildi denilmektedir. Bu ise doğru değildir. Şeriat kanunları ile idare edilen tek dönem vardır; o da Asr-ı Saadet ve Dört Halife devridir. Ondan sonrakiler çoğunlukla Roma, Pers, Mısır ve diğer medeniyetlerin kanunlarına uymuş, bu bâtıl kanunlarla yollarına devam etmişlerdir.
Eğer medeni hukukla sınırlar iseniz, işte o takdirde şeriat kanunlarına saygılı bir Osmanlı idaresi vardı denilebilir. Osmanlı ile beraber bütün Müslüman toplumlar şeriat kanunları ile yönetilmedi ve hâlen de yönetilmiyor. Kısmen şeriat kanunlarına uyuluyor. Aksi takdirde adalet kavramı bu derece utanç verici ve düşük bir seviyeye gelmezdi.
Genellikle hüküm; Doğu’nun ve Batı’nın vahşi, acımasız kanun ve kuralları ile yürütülüyor. Meşveret, istişare, şûra, sevâd-ı âzam, sulh, yardımseverlik, uhuvvet ve yardımlaşma gibi şeriatın önem verdiği kurallar çoğu zaman tevil edilip uygulanmıyor. Bunun yerine diktatör, kral, padişah ve vezirlerin tek sözü emir oluyor.
Tarihte ve günümüzde kaç tane şehzade, vezir ve devlet adamı entrika sonucu idam edildi? Saymakla bitmez. Sadece devlet adamı ve şehzade katliamı değil, binlerce haksız tutum ve davranış da şeriata aykırı fiiller olmuştur.
Bazı vezir ve padişahlar, İslam hükümlerinin aksine; para, ganimet, şöhret veya nice vicdansız nedenler için seferlere çıktılar. Hâlbuki rakipleri çoğu zaman savaştan kaçıyor, sulh istiyorlardı. Sonuçta binlerce asker ve sivil, birkaç kralın keyfi yüzünden öldürüldü.
Eğer şeriatın hükümleri gerçekten tatbik olsaydı ne Selçuklu ne de Osmanlı yıkılırdı. Fakat insan böyledir. Kur’an ayetine göre “zâlûmen cehûlâ”; yani insan çok zalim ve çok cahildir.
Elbette bütün bu haksız fiiller ancak Mahşer-i Âzam’da temizlenecek, kusursuz adalet tecelli edecektir. Ne mutlu o insana ki zulüm ve haksızlıktan çekinir. Eğer bir şekilde ucundan dahi bulaşmış ise Allah’tan af dilemeyi en önemli mesele yapar.
Veyl o kimseye ki Allah’tan korkmaz, zalimlerin zulümlerine ortak olup kendini ateşe atar.
Allah, cümlemizi zalimlerin satranç oyunlarına benzeyen katil, entrika ve zulümlerinden muhafaza etsin.
Dr. Vehbi Kara