Mehmet BOZKURT

Tarih: 20.01.2026 14:04

ÜZGÜNÜM EY MİLLETİM!

Facebook Twitter Linked-in

ÜZGÜNÜM EY MİLLETİM!
Üzgünüm…
Ne oldu bize?
Bu bizim hikayemiz değildi.
Yanlış bir yolda mıyız?
Kalabalığız ama yalnızız!
Reyting uğruna mahremiyetin, çıkar uğruna ahlakın feda edildiği bir dönemdeyiz.
Ruhumuzu kaybediyoruz, farkında mıyız?

Çünkü bugün şehirlerimiz, sadece betonla değil; hayasızlıkla, duyarsızlıkla ve ruhsuzlukla kirleniyor.
Sözde sanat adına dikilen çıplak heykellerle, mahremiyetin alenen teşhir edildiği ekranlarla, acının reytinge dönüştürüldüğü yayınlarla karşı karşıyayız.
Bu millet, yüzyıllar boyunca edebiyle, hayasıyla, vicdanıyla ayakta kaldı.
Bugün ise edep, "çağdışı" denilerek küçümseniyor; mahremiyet, özgürlük adı altında ayaklar altına alınıyor.

Durdurun bu hayasızlığı!
Çıplak insan heykelleriyle şehirlerimizi kirlettiniz!
Sözde sanatçı kimliğinizle bilerek ve özellikle topluma kötü örnek oldunuz!

Bazı televizyon kanalları; milletin ahlakını, vicdanını ve haya duygusunu sistemli bir biçimde çürütmüş ve ar damarını da paramparça etmiştir.

Reyting uğruna aile mahremiyetini yerle bir eden, insanların acısını, suçunu, utancını ve felaketini teşhir eden bu hayasızca  yayın anlayışını şiddetle kınıyorum.

▪︎ Mahremiyet istismar ediliyor!

Uzun yıllardır televizyonlarda bir düzen kuruldu.
Bu düzende;
Aile mahremiyeti yerle bir ediliyor,
İnsanların acısı, suçu, utancı ve felaketi seyirlik malzemeye dönüştürülüyor,
"Hak arama" adı altında adalet, şova ve senaryoya kurban ediliyor.
Bu yayın anlayışı, adaleti savunduğunu iddia ederken adaleti itibarsızlaştırıyor,
Vicdanı beslemesi gerekirken fitneyi sıradanlaştırıyor.
Ekran, artık hakikatin değil; reytingin putlaştırıldığı bir alan haline gelmiştir.

▪︎ İsraf sadece ekmek değildir!

İsraf denilince sadece çöpe atılan yemek anlaşılır oldu. Oysa israf, çok daha derin bir yaradır.
Kur’an açıkça uyarıyor:
"Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez."
A‘raf, 7/31

İsraf;
Boşa ömür geçirmektir,
Devlet malına acımamaktır,
Allah’ın verdiği ömrü boşa harcamaktır,
Aklı doğru kullanmamaktır,
İradeyi harekete geçirmemektir,
Yeryüzünü ve havayı kirletmektir,
Yeteneği heba etmektir,
İbadeti amacından koparmaktır.
Her yıl yüz binlerce ton ekmek çöpe gidiyorsa,
Bu sadece ekonomik değil, ahlaki bir çöküştür.
İsraf sadece tüketim değildir.
İsraf; verilen emaneti ciddiye almamaktır.
Ömür emanettir.
Akıl emanettir.
Yetki emanettir.
Din emanettir.

▪︎ Ruhunu kaybeden ibadetler!

En acı olan şudur:
İbadet var, ama etkisi yok.

Eğer Namaz;
Bizi haksızlıktan, kul hakkından, rüşvetten ve adaletsizlikten alıkoymuyorsa,
Vicdanımızı diri tutmuyorsa,
Merhametimizi artırmıyorsa,
Namaz var ama ahlak yoksa,
Namaz ahlaka dönüşmüyorsa,
O Namaz, şeklini koruyup ruhunu kaybetmiştir.

Eğer ilim;
Yanlışa karşı susmayı meşrulaştırıyorsa,
Zulme fetva üretmeye alet ediliyorsa,
İlim var ama adalet yoksa,
İlim, adaleti büyütmüyorsa,
O ilim, hikmetini kaybetmiştir.

Eğer dindarlık;
Yalanı, iftirayı, torpili, haksız kazancı engellemiyorsa,
Daha ahlaklı, daha adil, daha güvenilir insanlar üretmiyorsa,
Dindarlık var ama merhamet yoksa,
O dindarlık, Allah’a değil; çıkarlarımıza hizmet eder hale gelmiştir.

▪︎ Ruhsuz güç, sadece bir cesettir!

Ruhunu kaybeden her şey çürümeye mahkumdur.
Ruhunu kaybeden güç,
Ruhunu kaybeden makam,
Ruhunu kaybeden dava…
Hepsi ayakta gibi görünür ama içten içe çöker.
Belki de asıl sorumuz şudur:
Ne zaman ibadeti vicdandan, gücü adaletten, başarıyı ahlaktan ayırdık?
Allah bizi ıslah etsin.
Önce kalplerimizi…
Sonra ekranlarımızı…
Sonra şehirlerimizi…
Ve en önemlisi de bir şeyi kaybettik ama adını koyamadık!
Gürültü var.
Ekran var.
Söz var.
Ama hikmet yok.
Herkes konuşuyor ama kimse utanmıyor.
Herkes biliyor ama kimse sorumluluk almıyor.
Doğru olanı yapmak, güçlü olmaktan daha değerlidir.
Allah bizi kendimize döndürsün!
Saygılarımla...
Mehmet Bozkurt
Eğitimci, İlahiyatçı Araştırmacı Yazar


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —